En son yazımı “umarım ikinci yarıdaki oyundan gerekli dersler alınmıştır” diyerek bitirmiştim. Gerekli derslerin alınmadığını belirterek yazıma başlamak istiyorum. İkinci yarıdaki performans maçın verilmesinde en büyük etken. Batman Petrolspor maçında da ikinci yarıdaki görüntümüzle maçı verebilirdik.
Genç kadroyuz diyoruz, dinamik olmalıyız diyoruz fakat ikinci yarıdaki çözülmeleri 3 maçtır yaşıyoruz. Afyon maçında Olcay Şahan bu maçta da Mehmet Akyüz fizik olarak bizim gençlerimizin çok üstündeydi. Antrenmanlar mı ağır, yoksa zamanla mı fizik kalitemiz yukarı çıkacak onu hep beraber göreceğiz. Lakin kendi adıma bu seneki tutumum “sıfır beklenti” şeklinde. Henüz ne beklenti yaratacak bir görüntümüz var ne de buna uygun oyuncu kadromuz. Aksi durumda beklentiye girip maçları bu şekilde izlemek sinir sistemimizi alt üst edeceğinden kimseye de tavsiye etmiyorum.
Futbol izleyicisi olarak pek tabi göze hoş gelmesini istiyoruz sahadaki durumun. Şartlar o kadar olağanüstü ki mevcut durumdan sağlıklı bir yapıya geçebilmek “peri masalı” gibi bir durum olur. Bu sezon taraftar olarak her zamankinden daha fazla psikolojik desteğe ihtiyacımız olacak. Tekrar söylüyorum bu yıl saha içi değil de saha dışı konuşulmalı. Yapılanlar ve pek tabi yapılmayanlar konuşulmalı.
Ben yine de saha içine döneyim. İlk yarıdaki oyun beni fazlasıyla memnun etti. Karşımızda bu ligin en büyük bütçeli takımlarından biri varken cesurca ve bilinçli bir şekilde oynamaya çalıştık. İlk 2 maça nazaran sistem adına bir şeyler görmeye başladım bu maçın ilk yarısında. Ertuğrul’un özgüvenli ve sağlam duruşu, Ozan İsmail’in yüksek eforlu oyunu devam ediyor. Yine onlardan isteneni yapamayanlar ise takımın tecrübelileri Hasan ve Kubilay. Kalmak işinize gelmiyorsa gitseydiniz? Ne kaybedecektik ki? Bu görüntünüzün kime ne faydası var? Gencecik çocukların emeklerine saygısızlığa hakkınız var mı? Hele ki Kubilay. Pas hatası yapan genç arkadaşlarına avazı çıktığı kadar bağırırken yediğimiz ilk golün yüzde yüz sebebi de kendisi. Ayrıca taraftarla atışanlar da bu arkadaşlar. Bazı şeyler tesadüf olamaz diyip bu konuda daha fazla kelam etmek istemiyorum. İlerleyen zamanlarda hep beraber göreceğiz vaziyeti.
Bu takıma hedef koymak ve play-off’u dillendirmek yerine ikinci yarıdaki çözülmelere çare aramak daha mantıklı olacak sanırım. Üstüne koyarak gidiyoruz oyun anlamında belki ama mental çözülmeler de başladığında her şey daha zor olacak. Bugün romantik davranıp anlayış sahibi görünenler ilerleyen haftalarda acımasızca saldıracak. Ben dahil hepimiz böyle yapacağız.
İşimiz zor...