(HABER MERKEZİ)

30'uncu Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 18 – 24 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Yarışmada 6 filmin dünya prömiyeri, 2 filmin ise Türkiye prömiyeri gerçekleşecek.

Festivalin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın finalistleri belli oldu. Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasında 11 yapım Altın Koza Ödülleri için yarışacak. En İyi Film Ödülü'nün 500 bin TL olduğu Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda tüm kategorilerde toplam 1 milyon 60 bin TL tutarında ödül verilecek.

İşte yarışacak 11 film:

AÇIK KAPILAR ARDINDA

Türkiye’nin politik ve sosyal yaşamından sıkılan Gökçe (30), Berlin’e bilgisayar mühendisi olarak kısa süre önce taşınmıştır. Geçici kaldığı evde bir süre kaldıktan sonra uzun süre kalabileceği evi bulur ancak emlak firması ondan garantör ister. Kendisi gibi Berlin’e taşınan yakın arkadaşlarından bu konuda destek alabileceğini düşünen Gökçe yanılır ve hiçbiri kabul etmez. Uzun geçen günün ardından kendisi ve Berlin’deki yaşamı ve geleceği hakkında fikirleri değişir. 

Yönetmen / Senaryo: Alpgiray M. Uğurlu

ANNESİNİN KUZUSU

30 yaşında ve cezaevinde, Murat üzerinden anılarının ve kabuslarının etkisini atamaz. Annesinin travmalarını kendisininmiş̧ gibi içselleştirmiştir.  Annesi büyüyüp onu kurtarmasını, babası ise, başka bir kadınla evli iken, 7 yaşında bir adam olmasını beklemektedir. Kendi mutluluğu için organize edilmiş̧ gibi görünen sünnet düğünü en büyük kabusu haline gelir.

Yönetmen: Umut Evirgen

Senaryo: Feride Çiçekoğlu, Umut Evirgen

BİR GÜN, 365 SAAT

Üç istismar mağduru genç kız, Leyla, Reyhan ve Asya, tesadüfler sonucu İstanbul’da birbirlerini bulur. Birbirlerine verdikleri cesaret sayesinde senelerdir yaşadıkları acılardan kurtulurlar. Kadın hakları avukatı Birsen hanım’ın telefonu çalar. Arayan nihayet bir avukatı aramaya cesaret eden, 18 yaşındaki, Reyhan’dır. Senelerdir babasının aile içinde şiddetine uğramıştır. Avukat hemen Reyhan’nın valizini hazırlamasını, sığınma evine gitmesini ister. Reyhan sığınma evinde onun hayatını değiştirecek bir yol arkadaşıyla, Asya’yla tanışacaktır. Asya aile baskısından kaçıp, hukuk bölümünü kazanmayı başarmıştır. Bu iki genç kız, aynı travmayı yaşayan başka bir kızı, Leyla’yı da aralarına alırlar. Leyla da aynen Reyhan gibi senelerce aile içi şiddete maruz kalmış, kimseye derdini anlatamamış, defalarca intihara teşebbüs etmiştir. Reyhan dava tutanaklarını gösterip, Leyla’yı da babasına dava açmaya ikna eder. Üç baba mağduru kız el ele verip, birbirlerine tutunurlar.

Yönetmen: Eylem Kaftan

Senaryo: Eylem Kaftan, Burcu Salihoğlu

CAM PERDE

Dört yaşındaki oğluyla yaşayan Nesrin, bir yandan eski eşi Ömer’in baskıları ve bürokratik engellerle uğraşırken bir yandan da sevgilisi Selim ile olan birlikteliğinde kritik kararlar almanın eşiğindedir.

Yönetmen / Senaryo: Fikret Reyhan

CEYLİN

Ceylin, çadır kentte yaşayan on dört yaşında mevsimlik tarım işçisidir. Tek hayali okula gitmek olan Ceylin, bunun imkânsız olduğunu bilmektedir. Annesi Meryem yatalaktır. Abisi Adem’in ise askerden sonra sıkıntılı bir hayatı olmuştur. Tarım işçisi olan babası Cabbar da bir gün buralardan kurtulacağı umuduyla yaşamaktadır. Çadır kente Bilge adlı belgeselci gelir. İşçilerden sorumlu Mehmet Emmi ile tanışır. Bilge, çadır kente ayna tuttukça sorunlar birbiri ardına görünür hale gelir. Ceylin'i ve tüm çadır kentti etkileyen bir olay ile her şey açığa çıkar.

Yönetmen: Tufan Şimşekcan / Ozan Sihay

Senaryo: Tufan Şimşekcan

KARGANIN UYKUSU

İşlev görmeyen bir maden aktarım tesisinde müdür olarak çalışan Nasip, çocukluğundan beri yaşadığı uyurgezerlik sorunu ile baş etmeye çalışmaktadır. Karısının şüpheli ölümünden sonra derin bir yalnızlığın ve sessizliğin içine gömülür. Köyde çıkan söylentilere kulak tıkayan Nasip,  yedi yaşındaki oğlu İsmail'e iyi bir baba olamayacağını düşünür. Onu, kendisinin olmayacağı bir dünyaya hazırlamaya çalışırken bir taraftan da ona sahip çıkacak bir aile arayışına girer.

Yönetmen / Senaryo: Tunahan Kurt

KIYIDA

Yasemin (32), Nilüfer (28), Defne (25) ve Deniz (18) babalarının ölümü üzerine yıllar sonra babalarından miras kalan pansiyonda toplanan dört kız kardeştir. En büyükleri Yasemin ve eşi Mustafa yıllardır bu pansiyonda çalışıyorlardır. Nilüfer annelerinin ölümü ve babasının tekrar evlenmesinin ardından yıllarca babasıyla sorun yaşamış̧ üniversite için şehir dışına taşınıp ailesinden uzaklaşmıştır. Defne ailenin özgür ruhlu kızıdır, Nilüfer gibi o da şehir dışına taşınmış ancak ailesinden kopmamıştır. Küçük kardeşleri Deniz, Mehmet’in ikinci eşi Anna’dan olan kızıdır. Sessiz sakin biridir. Yıllardır birbirlerinden uzak olan kızlar babalarının öölümü üzerine toplanırlar. Miras hakkında ne yapacaklarını düşünerek pansiyonda birlikte vakit geçirdikleri günlerde tekrar yakınlaşıp birbirlerini anlamaya başlarlar. Birbirinden farklı bu dört genç kadın yıllar sonra birbirlerini anlar, birlikte büyüdükleri kıyıda denize ilk defa birlikte girerler.

Yönetmen: Büşra Bilginer

Senaryo: Büşra Bilginer, Emine Gizem Yıldız

ÖTE

Lela, arkadaşıyla buluşmak için Ermenistan'a giderken Türkiye'de vakit geçirmeye karar veren 30'lu yaşlarında New Yorklu bir öğretmendir. Batı'dan Doğu'ya doğru yaptığı Türkiye seyahatinde, Türkiye'nin çeşitli insanlarıyla bağ kurar: Bunların bazıları hikayeler toplayan bir taksi şoförü, macera arayan Avrupalı bir turist ve bir buhran yaşayan bir oyuncu. Ancak Lela’yı en çok etkileyenler, Türkiye'nin küçük bir sınır kasabasında misafirhane işleten Yusuf'la (33), Yusuf’un hırslı genç kuzeni Ece'dir. Lela Türkiye gezisini uzatır ve pandemi nedeniyle  İstanbul'daki kafesini ve evliliğini geride bırakmak zorunda kalan Yusuf ile küçük bir aşk hikayesi başlatır. Yusuf, Lela’yı kendisi için çok özel bir yer olan sınır nehri Arpaçay’ın kıyısına ve sonra da yazları yaylada yaşayan amcasının yanına götürür.  Yusuf ile Lela’nın arasındaki ilişki derinleşir.

Yönetmen / Senaryo: Esra Saydam / Malik Isasis

SANKİ HER ŞEY BİRAZ FELAKET

İstanbul’da yaşayan yirmilerinde dört genç: Üniversite öğrencisi Zeynep, yalnızlık ve gündelik haberlerin getirdiği endişelerle baş etmeye çalışır. Ev arkadaşı Ayşe, kendine bir gelecek göremediği için Türkiye’den gitmenin yollarını arar. Evli bir mühendis olan Mehmet, ortalamanın üstü bir hayat yaşamasına rağmen bundan bir türlü tatmin olamazken ilkokul arkadaşı Ali, işsiz olduğu için ailesinin evinden ayrılamamanın sıkıntısını çeker. Tesadüfler onları oyunbaz bir şekilde bir araya getirecektir. Sanki Her Şey Biraz Felaket yeni neslin kaygılarını mizahi bir yolla keşfe çıkıyor.

Yönetmen / Senaryo: Umut Subaşı

SUYUN ÜSTÜ

New York’ta yaşayan Zeynep, Amerikalı eşiyle birlikte  Muğla'da  küçük bir sahil kasabasına varır. Parçalanmış bir aileye geri dönmüştür; ebeveynleri boşanmış, küçük kız kardeşi ise ailesine yabancılaşmıştır. Aile, hep birlikte bir haftalık bir yelken seyahatine çıkacaktır. Bu gezi, aynı zamanda Zeynep’in yargılanmakta olan gazeteci babası Yusuf için son bir şanstır. Yusuf, bu gezi sayesinde hapse girmeden önce uzun zamandır görmediği kızlarıyla yeniden bağ kurabilmeyi ümit etmektedir. Tekne denize açılıp, yelken rüzgarla dolduğunda ve  mavi sularda süzülmeye başladıklarında kendilerini geçmişe dönmüş gibi hissederler. Aile yeniden bir aradadır, umutla doludurlar. Ancak yavaş yavaş bu gezinin basit bir aile tatilinden ibaret olmadığı ortaya çıkmaya başlar. Aile, Yusuf’un temyiz kararını beklerken gerilim gittikçe artar. Hassas aile dinamikleri, yöre halkından genç bir adamın hayatlarına girmesiyle beklenmedik bir yönde değişir.

Yönetmen / Senaryo: Aslıhan Ünaldı

YÜZLEŞME

Hızır uzun süredir yoğun bakımda olan karısı Halime’yi kaybeder. Kızı Hatice, annesinin hastalığı boyunca özverili bir şekilde yardımını esirgemeyen hastabakıcı Evren’in, annesinin ölümüne sebep olduğunu öğrenir. Hatice eve gelen babasına öğrendiği gerçeği hissettirmeden ilgiyle davranmaya çalışır ancak bir süre sonra bu sırrı içinde daha fazla taşıyamayıp kız kardeşi Kader ile paylaşır. Hatice, Evren’in itirafını babalarına söylemeleri gerektiğini düşünürken Kader, polise gitmeli ve tüm bildiklerimizi anlatmalıyız, der. Kader’in ablasına olan baskısı Hatice’de bir varoluş problemi yaratır ve Evren’in itirafının ağırlığı altında ezilmeye başlar. Ailece yenilen bir akşam yemeğinde her aile ferdi bu durumla yüzleşmek zorunda kalır.

Yönetmen / Senaryo: Filiz Kuka